Gecen Gündüzüm Olsa / Andreas Steinhöfel
En sevdiğim yazarlardan biri Andreas Steinhöfel olmasına ve kitaplarını dönüp dönüp okumama rağmen blogda neden bu kadar az kitabı var, bilmiyorum. Biriyle çocuk kitapları hakkında bir sohbet başlamışsa nasıl oluyorsa konu Steinhöfel‘in kitaplarına ve tarzına geliyor. Ortak görüş, zirvenin Riko ve Oskarlarda olması olsa da her kitabındaki özgünlüğü ve kendini
Mehtaplı Bir Gece
Mehtaplı Bir Gecede Rüyalar Çocukken gördüğünüz rüyaları hatırlıyor musunuz? Ben çok azını hatırlıyorum. Ancak içerisinde ejderha olan bir rüya görmediğime de eminim, yoksa unutmam mümkün olmazdı değil mi? Zanna Davidson‘ın yazdığı ve Seo Kim‘in resimlerini yaptığı bu harika kitapta ise küçük bir kızın rüyasına ortak oluyoruz. Mehtaplı Bir Gece Öyle
Özgürlük Hapishanesi /Michael Ende
Canım mektup arkadaşım Şirin’e bir mektubumda, “unutamadığın, çok sevdiğin kitaplar neler?” diye sormuştum, o da cevaben “Özgürlük Hapishanesi” demişti. Notlarıma ekledim ama baskısı olmayan bir kitap olunca çok da üzerine düş(e)medim. Şirin’in bir sonraki mektubunun içinden (ya da tam tersi) bu kitap çıkınca çok şaşırdım ve çok da sevindim. Ende, herkesin
Kütüphaneler Haftası Kutlu Olsun: Lokum Çocuk Kütüphanesi
Bu hafta kütüphaneler haftası ve ben size herhangi bir kütüphanenin değil kendi kütüphanemin hikâyesini anlatmak istiyorum. Lokum Çocuk Kütüphanesi’nin… (“Merhaba” yazısı da bana yeter derseniz, minik bir özet okuyabilirsiniz.) Bundan yaklaşık 10 sene önce yoğunluğu artacak şekilde hayatıma giren çocuk kitaplarının benim için çok daha fazlasını ifade etmeye başlayacağını, bu
Kurt Geri Dönmüş! / Geoffroy de Pennart
Siz de duydunuz mu? Eyvah ki ne eyvah! Ne yapacağız biz şimdi? Kurt geri dönmüş! Hiiiii!!!! Hemen saklanmak gerek, peki nereye? Benim aklıma bir yer geliyor ama önce ormanda bir tur atmak gerek. Biraz havuç kokusu takip edersek sanırım işimiz kolaylaşır. Masal Kahramanları da Burada! Kimler yok ki Geoffroy de
Dâhiler ve Şampiyonlar / Guido Sgardoli
Yaşam hikâyeleri nasıl başlar? Bazen bir doğumla bazen de tam ortasından ve hiç beklemediğiniz bir şekilde. Başkalarının hikâyeleri çoğu zaman bize çok daha büyüleyici gelir. “Bak işte onun anlatacak ne çok şeyi var.” Deriz. Gördüğümüz tek bir kesite bakarak bütüne dair yorumlarda bulunuruz hatta. “İyi, çünkü parası / gücü /
Zizi Dedektif Öyküleri Yazıyor / Zeynep Alpaslan
Bu kitabı okurken sıklıkla şunu düşündüm, “Neden daha önce Zeynep Alpaslan okumadım?” Verecek bir cevabım yok çünkü kendisini yeni tanıdım. Eğer Gökçe Yavaş Önal bu kitabı paylaşmasaydı daha önceki Zeynep Alpaslan kitapları da radarıma girmeyecekti. Ama ben asıl sebebi biliyorum sanırım. Kapaktaki çizim. O kadar basit. Zizi’nin gözlüğünün arkasında kalsa
Tilki Tilda
Selçuk Ceylan’ın Tilki Tilda kitabı hakkında yazılanlar, Tilda’yı çok merak etmeme sebep olmuş ancak bu tatlı kuyrukla kitaplığımda uzaktan bakışmakla yetinmiştim. Limon Okuma Grubu’nun bu ayki kitaplarından biri olduğunu duyunca dün metroda okumak için çantama attım hemen. Sesini duymam uzun sürmedi; “Hey, evcil insan, çıkar çabuk beni buradan.” “Ne zaman
Küçük Kara Bulut
Eskiden bulutlara o kadar da sık bakmazdım.Bazen kafamı yukarı kaldırır ve gökyüzünde bazı bulutlarla karşılaşırdım ama bulutların benim için anlam kazanması Yoko Ono‘nun Meşe Palamudu kitabından sonra oldu. (Gerçi bu kitapla beraber sadece bulutlar değil birçok şey yeniden anlam kazandı.) Bulutlara daha sık bakar ve gözlem yapar oldum. Nazlı Deniz
Sakalını Taşıyan Adam / Gonca Mine Çelik
Gonca Mine Çelik’in Çiçekli Şiirler kitabını öyle severek okumuştum ki yazarın diğer kitaplarını da kitaplığa eklemeye başladım. Ancak Sakalını Taşıyan Adam kitabından hiç haberim olmamıştı. Bir arkadaşım (Esra) “Sen seversin” deyip yazarın bu kitabını geçtiğimiz haftalarda hediye edince şaşırdım ve sevindim. Kitabın Adı İlginç olan, Elif’in henüz kitabı okumaya başlamadan