Enno Ya Da Asfalttaki Karahindiba
Bazı kitaplar yolunuzun tam üzerine düşer ancak onu fark edip okumak veya hiç fark etmeyip yolunuza devam etmek biraz da sizin tercihinizdir. Enno benim için ilk gruba giriyor, bunun en önemli sebebi de kapaktaki çocuğun ürkek bakışları. “Bir derdim var ama kimse beni anlamıyor.” ifadesini yakaladığım için kitabı aldım ve
On Üç Günün Mektupları / Cemal Süreya
Okuma Listesi-2020‘yi hazırlarken aklıma gelen ilk madde “mektup türü” olmuştu. Mektup yazmayı çocukluğumdan beri çok severim. Epeydir de sadece arkadaşlarımdan gelen mektupları okumuştum 🙂 Bu yılın başında Tudem Yayınları’ndan çıkan “Cemal Süreya ve Çocuk” isimli kitabı okuduktan sonra aklıma yeniden Cemal Süreya düşmüştü. O sıra Elifle girdiğimiz Kaya Kitabevi’nde de “Üvercinka”
Anne Baba Sihri / Hedvig Montgomery
Öncesi Elif doğmadan önce büyük bir hevesle okuyup Elif doğduktan sonra uygulamaya başlayacağım kitapları, hiç de gerçeği yansıtmadıkları idrakine vardığım an teker teker elimden çıkarmaya başladım. Hatta bazılarına öyle sinir olmuştum ki, bana fayda verecekleri yerde beni yanlış yönlendirdikleri için ebeveyn yoluma zarar verdiklerini düşünmeye başlamıştım. Çok uzun bir süre
BALABAN
Buraya yazmayalı ve uğramayalı epey zaman olmuş. Yazmayı canımın çektiği öyle kitaplar oldu ki sadece uzaktan bakışmakla yetindik. Bu sefer –eğer başarabilirsem- Balaban hakkındaki düşüncemi yazmayı çok istiyorum. Şiirsel Taş’ın sevmediğim kitabı yok. Sadece daha az veya daha çok sevdiğim kitapları var. Adını ilk olarak çevirdiği kitaplarda görmüş ve zihnimin
Bugün Burada Yarın Orada
Kitabı ilk gördüğümde ve başlığı yazarken “Sonraki gün nerede?” diye bir ekleme yapmak istedim. Bugün burada yarın orada olan benim hikayem çünkü. Şimdilik, önümde ‘sonraki gün’ diye bir şey yok. Biraz,önceki günlerden bahsedecek olursam -ki bahsetmemek hem bugüne hem de yarına haksızlık olur- öncelikle gözünüzde arasından dar sokakların geçtiği, eski
Çiziktirik İle Yazar / Miri Leshem Pelly
Size Çiziktirik ile tanışma hikayemi anlatmış mıydım? Geçtiğimiz haftalarda bir gün canım sıkıldı ve önüme boş bir kağıt ve kalem aldım. Canım bir şeyler yazmak istiyordu ama tam olarak hikayenin nasıl olacağına da karar verememiştim. Karakter kim/ne olacaktı, hangi maceralara atılacaktı, sonu nasıl bitecekti? Derken bu kadar şeyi tek başıma
Kontrbas / Patrick Süskind
Bu hafta Gece Treni‘ne başka bir kitap konuk olacaktı ama önceliği Patrick Süskind’in Kontrbas kitabına ve oyununa vermek istedim. Yaklaşık 10 gün önce Elif için tiyatro bileti bakarken 9 Nisan’daki Kontrbas oyununda boşluk olduğunu fark edip şaşırdım. Daha önce defalarca bu oyunu izlemek için niyetlenmiş ancak hiç bilet bulamamıştım. Oyun
Limon Kütüphanesi / Jo Cotterill
Jo Cotterill’in Limon Kütüphanesi kitabını ismi, kapağı ve konusu sebebiyle uzun zamandır okumak için listemde bekletiyordum. Geçen hafta ben de sonunda kütüphaneye giriş yaptım. Arkadaşlık ne zaman başlar? Hayatınıza birini almaya hiç ihtiyaç duymadığınızı düşündüğünüz bir an gelip sizin kapınızı çalabilir mi? “Evde yokum” diye seslenirken bu ironiye gülersiniz ancak ısrarla
Sekoyana’nın Kapıları / Şiirsel Taş
Şiirsel Taş’ın Sekoyana’nın Kapıları kitabını Sevgili Latife hediye edene kadar varlığından haberdar değildim. Ve ilginç olan Herman Hesse‘nin Ağaçlar kitabından hemen sonra ve aslında birlikte bir okuma yapmış olmam oldu. Ve tam da o günlerde eve dönerken bir ağaç keşfettim. Yanındaki ağaçlardan neredeyse hiçbir farkı yoktu ancak bana seslenmesinin bir sebebi vardı:
Anneannem Bebek Oldu! / Burcu Bahar
Burcu Bahar’ın “Anneannem Bebek Oldu” kitabıyla BDK paylaşımı sayesinde haberim oldu ve konunun farklılığı sebebiyle okuma listeme aldım. Tam da o günlerde kitap fuarı oldu ve ben kitap fuarında Burcu Bahar ile denk geldim ve minik bir tanışmanın ardından kitabımı imzalatıp öyle ayrıldım fuardan. Araya başka kitaplar girince bu meşhur