Sevgili Öğretmenim / Deborah Hopkinson

Her insanın hayatında -eğer şanslıysa- en az bir öğretmeni onun hayatını değiştirecek kadar etkin bir rol üstlenir ve bunu -ilginçtir- farkında olmadan yapar. Bileyerek isteyerek yapmaya çalışsa zaten bu yapay kalır ve bir işe de yaramaz. Etkide bulunan kişininse görevi farklıdır; o bir zincirin tamamlayıcı halkasıdır ve onun etki ettiği öğrencilerden en az biri de bu bayrağı devralır. Öğrenim hayatım boyunca bana bu şekilde etki etmiş toplam 4 öğretmenim oldu (biri üniversitedeydi) ancak bu yazıda sadece birinden bahsedeceğim. Daha önceki yazılarımın içinde de mutlaka adı geçmiştir ancak tekrarın bir zararı olacağını düşünmüyorum.

Orta okulda Türkçe dersimize giren Gönül Öğretmen, derslerdeki mahçup tavırları ve aynı zamanda kendinden emin halleriyle gönlüme ilk dersten girmişti. Yazmaya zaten hevesli olduğum için dersleri ayrı bir merakla dinliyor ve sınavlara gocunmadan çalışıyordum. Kendime güvensizliğimi hissettiği an beni desteklemese veya yazdıklarımı küçümseyecek bir havada okusaydı yazmayı sevmeye devam eder miydim yoksa uzun bir süre küskün mü olurdum bilmiyorum. Bir gün gözlerimin içine bakıp; “Sadece yaz…” demesi hâlâ aklımda. Sevdiği kitapları bizlerle paylaşması, okuduğumuz kitaplar hakkında (özet çıkarmaktan çok farklı olarak) derslerde tartışmamız ve bize bir kitabın alt metinlerinden bahsetmesi, yazarını tanıtması öyle keyifliydi ki. Sonra tayini başka bir yere çıktı ve hiçbir öğretmen onun yerini dolduramadı benim için. Ona bakıp Türkçe Öğretmeni olmak istedim mi? Hiç. Aklıma bile gelmedi. Annem ve ablam öğretmen olmasına rağmen (yoksa tam da bu sebepten mi) öğretmenlik mayamın olmadığını düşündüm. Onun bende attığı temelleri devam ettirmeye ve okuyup yazmaya devam ettim.

Sarı Yağmurluklu Kız

Bu kitapta anlatılan sarı yağmurluklu kız ile hikayenin bu tarafı itibariyle pek bir benzerliğimiz yok. Bu minik kız sadece derslere uyum sağlamakta zorlanıyor ve kendisi gibi olma özgünlüğüne sahip. Matematikten veya yazmaktan hoşlanmıyor ama yaşam becerileri konusunda arkadaşlarından daha özgüvenli ve atak. Sebze yetiştirme konusunda sınıfa öncülük yapıyor ve Kırmızı Turp Ekibi’nin başına geçerek harika ıspanaklar yetiştiriyorlar. Sınıftaki fare kardeşleri eve götürerek sorumluluk alması, okumayı ilerletebilmek için evdeki kedisi Lokum’a (evet bu detaya bayıldım) Çizmeli Kedi’yi okuması çok hoş detaylardı.


Yerinde pek duramayan ve rutin sorumlulukları biraz da kendi tarzında yapmaya çalışan bir çocuğu öğretmeninin onu incitmeden desteklemesi çok kıymetliydi. Farklılıklarımızı görebilen ve onu törpülemeden hayatın içine katabilen bir öğretmene nasıl teşekkür edebiliriz ki?Bu hikayedeki sarı yağmurluğu olan kız, öğretmenine bir mektup yazıyor ve biz aslında bu hikayeyi okuyoruz. Okurken insanın içini sıcacık yapan ve sonunda bu tatlı kız ile öğretmenine sarılma isteği uyandıran bir kitap bu. Elifle okuduğumuzda kızın yaramazlıklarına rağmen öğretmeninin ona kızmadan açıklama yapması Elifin çok hoşuna gitti.
Peki, sizin unutamadığınız ve sizi olduğunuz halinizle destekleyen bir öğretmeniniz oldu mu?

Sevgili Öğretmenim
Yazan: Deborah Hopkinson
Resimleyen: Nancy Carpenter
Türkçeleştiren: Nurten Hatırnaz
Beyaz Balina Yayınları, 2018, 32 sayfa, 4+

lokumcocuk

0 Yorum

Yorum gözükmüyor

Şu anda yorum yok, bu yazı için ilk yorumu sen yapabilirsin!

Yorum yapabilirsin

Your email address will not be published. Required fields are marked *