Aslan Firarda / Cary Fagan

Ama neden? Bir aslan nasıl firar edebilir?
1925 yılında Kanada’nın en büyük şehri Toronto muhteşem bir sirki ağırlamaya hazırlanırken sirkin yolculuk yaptığı tren devriliyor ve vagonların birinden bilin bakalım ne düşüyor? Bir aslan!
Neyse ki bu aslan, High Park’a yakın olduğu için sorun yaşamıyor ve bu büyük parkta kolaylıkla saklanıyor ancak karnı acıkınca yediği köpeklerin sayısının fazlalaşması dikkat çekiyor ve gazetede “Canavar” tehdidi ile ilgili bir haber yayınlanınca polis ayaklanıyor.
Hemen panik yapmayalım çünkü aslanın dilinden anlayan ve ona korkusuzca yaklaşan bir tatlı kız, polisler aslanı bulmadan onun için en iyi olanı bulmaya ve yapmaya çalışıyor!
Hikayenin yaklaşık yüz yıl önce geçmesi olaylara farklı bir boyut katıyor. Bize şu an önemsiz gelen şeyler (haber ağı gibi) o günlerin gündeminde nasıl yer tutuyor, bunu okumak çok keyif verdi.
“1925’te Toronto, atların çektiği arabalar, külüstür tramvaylar ve gürültülü Ford-T model otomobiller şehriydi. Elektrik kabloları, insanların başının üzerinden, örümcek ağları misali bir direkten diğerine uzanıyordu. Kırmızı tuğlalar ve gri taşlardan yapılmış sıra sıra uzanan küçük evler vardı. “ Hazırsak, aslanın Kanada’daki en yakın arkadaşı Sara Menken ile tanışabiliriz. Sara’nın babası kasabanın en iyi turtalarını yapıyor ve gerçekten Cary Fagan bu turtaları öyle güzel anlatmış ki, aramızda (küçük bir detay) yüz yıl fark olmasa ben de eve sipariş verirdim hem de çileklisinden. Sara’nın annesi ise New York’taki Broadway tiyatrosuna katılmak için evden ayrılmış. Sara bu konuda oldukça üzgün ancak umutsuz değil.
“Vaktini kurbağa avlayarak ve ağaçlara tırmanarak geçirmekten hoşlanan Sara Menken bile elbise, uzun çorap ve cilayla parlatılmış ayakkabılar giyerdi.”
Peki, hiç aklınıza geldi mi; bu aslan ne yer ne içer diye…Sara bunun çözümünü kasap ile patlak turtalarını takas ederek bulmuş olsa da bu düzen uzun süre gitmeyince her gün turta siparişi veren ve ailesi uzakta olduğu için çoğunlukla koca malikanede aşçısı, şoförüyle tek yaşayan Teo Junior ile halletmeye çalışıyor. Arkadaş olabilmelerinin esprili diyaloglarına bayıldım. Lakin parka giderlerken salıncakta sallanmak için duran Teo’nun salıncağa ilk defa bindiğini itiraf etmesi ve salıncaktan inmek istememesi de ayrıca önemliydi. “Zenginler de yalnız olabilir.” diyor yazar ve bu noktada zenginsin ama mutlu değilsin tarafıyla Banço ile ne kadar benzerlik gösterdiğini fark ediyorum.
Kızı, bir aslanın hayatını kurtarırken her şeyden habersizce turtalarını yapmaya devam eden babanın bir şeylerden şüphelendiğinde verdiği tepki öyle anlamlı geldi ki. Hissettiklerini dile getiriyor, açıklama yapıyor.
“Sanırım bazı şeylere açıklık getirsek iyi olacak Sara.”
“Neye mesela?”
“Bütün bu olanlara. Teo Junior tatlı bir çocuk ve arkadaş edindiğin için de çok mutluyum. Fakat içime sinmeyen bir şeyler var. Dün, gecenin bir yarısı uyandım, çünkü giriş kapısının kapandığını duydum. O saatte odana giriyordun. Şimdiyse polis kapıya dayandı. Kızgın değilim ama benden bir şeyler sakladığın için biraz hayal kırıklığına uğradım. Bundan da ötesi, endişeleniyorum. Ve eğer bana yalan söylersen çok kızacağım. Beni anlıyor musun?”Peki, kitap nasıl bitiyor? Yani bir aslan vardı ve bu (vahşi olmayan) aslan yanlışlıkla geldiği parkta saklanıyordu. Ona Sara ve Teo Junior yardım ettiler ve onu beslediler ama sonra? Afrika’ya mı döndü? Onu evlerine alıp süt mü içirdiler? Yoksa idare eder de olsa başka bir son mu yazmış Cary Fagan firardaki aslan için? Yukarıdaki “idare eder” ifadesi bana değil, yazara ait ve en iyi çözümü bu şekilde bulmuş olması aslında bu hikayeyi büyük annesinden dinlemiş olduğundan kaynaklanıyor sanırım. Ve bu son içerisinde Sara için yazdıkları da çok duygulandırdı.

Cary Fagan haricinde Kanada edebiyatından metin okudum mu hatırlamıyorum ama Fagan’ın Türkçeye çevrilmiş dört kitabını da okudum. En sevdiğim -tartışmasız- Bay Karp oldu. O kitapla ilgili yorumum site yenilenirken kaybolmuş olsa da Banço ile ilgili yazdıklarıma da bakabilirsiniz. Dünyanın En Komik Adamı kitabına gülmediğimi ve dört kitap arasında en az onu sevdiğimi de söyleyebilirim.
Kitabın adı “The Hollow Under The Tree” iken aslana ve firara nasıl gelmiş, onu bilmiyorum.

Sara soruyor; “Neden bir insan, bir hayvandan önemli olsun?”
Sizin var mı bir cevabınız?

Aslan Firarda
Yazan: Cary Fagan
Türkçeleştiren: Damla Kellecioğlu
Tudem, 2019, 125 sayfa, 9+

lokumcocuk

Benzer yazılar

Ferdinand
Klasikler

Ferdinand

30 Kasım 2018

Clementine
Genel

Clementine

1 Aralık 2018

0 Yorum

Yorum gözükmüyor

Şu anda yorum yok, bu yazı için ilk yorumu sen yapabilirsin!

Yorum yapabilirsin

Your email address will not be published. Required fields are marked *