Konuk Yazar: Nurgül Coşkun / Çocuğun Duygusal Dünyası

Ebeveynlikte öyle zamanlar var ki, insan yaptığı her şeyin yanlış olduğunu düşünür. Niyet iyidir ama gelin görün ki sonuçlar sanki hep yanlış bir şeyler yaptığınızı gösterir. Ağlama krizleri, surat asmalar, hiçbir şeyden memnun olmayan çocuklar..

Çocukları büyütürken her şey bir yana en çok şikayet ettiğimiz durum öfke krizleridir sanırım. Ne kadar sakin olursa olsun her çocuk mutlaka bu öfke krizlerine tutulur. Bu krizler benim içinde çok büyük bir problemdi. bende sözüm ona “zor çocuk” diye adlandırılan çocuklara sahip olduğum için çocukların öfke krizlerinden korkardım ve sürekli neyi yanlış yaptığımı düşünürdüm. Ebeveynlikle ilgili kitaplardan yardım almaya çalışır ama bazen büsbütün kendimi suçlamaya başladığımı fark ederdim. Bu noktada özellikle bazı kitapların bana yardım edecekleri yerde vicdanımı iyice rahatsız etmeye başladıklarını fark ettim. Isabelle Filliozat ise bunun tam tersi etkiyi yaratan bir yazar oldu benim için, yazarın duygulara daha önce fikirlerini okuduğum birçok yazardan farklı bir yaklaşımı var. Çocuğun olumsuz duyguları bir yana, en başta kendi olumsuz duygularımızı kabullenmemiz gerektiğini vurguluyor. Hissettiklerimiz her neyse hepsinin bir amacı olduğunu söylüyor.

Yazarla tanışmam, çoğunlukla karşılaşılabilecek muhtemel durumlara hap bilgiler içeren “Denemediğim Yol Kalmadı” isimli kitabıyla oldu. Bu kitabı bir oturuşta rahatça okuduğumu hatırlıyorum. Sorunlar ve nedenleri anlatılıp bırakılmamış, çözüm önerileri getirilmiş. Her ne kadar derin bilgiler içermese de bizim evde ebeveynlik adına bir şeyleri değiştirdiğini inkar edemem. Kitapta çok da sevimli çizimler var, bunlar da aralara nefes misali serpiştirilmiş ve kitabın akışına büyük katkısı olmuş. Aslına bakarsanız dönüp dönüp okumalık ve ara sıra oturup karıştırmalık bir kitap kesinlikle. Üstelik devamı da var. İlk kitap 5 yaşa kadar, ikinci kitap da 6-11 yaş aralığındaki çocukları kapsıyor. İlkinin bıraktığı etkini ardından hemen alınıp okundu. “Sabrımı Zorluyorsun!” en başta ismini ve kapağını çok beğendiğim bir kitap oldu. Diğer kitapla aynı tarzda giden, zorlanmadan sıkılmadan, işte bu diye diye bitiverdi ve geri dönüp tekrar bakılacak kitaplara eklendi.

Yazarın şimdi bahsedeceğim kitabı ise son zamanlarda ebeveynlikle ilgili kitapların bende oluşturduğu suçluluk duygusunu atmama çok yardımcı oldu. Böylece hafiflediğimi hissettim diyebilirim.

Kitabın içeriği, bu kadar söylediğim üzere tabi ki duyguların bastırılmaması ve geldiği gibi yaşanması üzerine kurulmuş. En başta atılan başlıklardan biri “kendinize güvenin” ki burada okumaya iyice heveslendiğimi kabul etmeliyim 🙂

Yazar kitabına yazdığı girişe özellikle bu kitabın iki ön kabulle yola çıktığını söylüyor: “Gelişimlerinin her aşamasında çocuklar bize neye ihtiyacı olduğunu söylerler. Yeter ki onları dinlemeyi bilelim ve şifreleri çözelim.” “Anne babalar çocuklarını anlayabilir. Yöntemleri birtakım eğitim prensiplerine tamı tamına uymadan, belli uzmanların görüşlerini körü körüne dinlemeden ve kendi çocukluklarında onlara uygulanmış bazı katı şemalar içinde kalmadan da çocuklarına yönelik doğru bir tavır oluşturabilirler.”

Baştan sona bir bilmece gibi gelen çocukların davranışlarının nedenlerini anlamaya karşı bu kadar olumlu bir tutumda olması kitabı çok sevdirdi bana. Haliyle kendime tıpkı söylediği gibi güvenmemi sağladı. Bu olumlu girişten sonra, kitap belli başlı duyguların olası neden ve çözüm yollarından bahsedilen bölümlere ayrılmış. Benim en etkilendiklerim öfke ve korku bölümü oldu. Ayrıca aynı isimli başka bir kitabında daha çok değindiği “kalp zekası” diye kendi savunduğu bir kavram var kitapta. Bu da yazarı okumaya devam etmeyi garantiliyor.

Ard arda okuduğum , parmak sallayan, şunu yaparsan böyle olur diyen kitaplardan sonra, ebeveyni suçlamayan, onların da ihtiyaçları olduğunu savunan ve dahası ortada bir suç ve ya suçlu olmaması gerektiğini anlatan bir kitap bana çok iyi geldi. Bu yüzden bitmesini hiç istemedim. Ara ara, üstünde düşünerek, etkisini hissederek okudum. Her şeyden öte, kendi kendime oluşturduğum olumsuz anne kimliğini atmama yardımcı oldu. Kitabı okurken kendi öfkeme, korkularıma ve yanlışlarıma daha hoşgörülü olmamı sağladı. Ve fark ettim ki insan kendine hoşgörülü olmaya başladıkça, çocuklarla da ilişkileri düzelmeye başlıyor. Bu yüzden anne baba olan ya da kendini büyütmeye çalışan herkese tavsiyemdir…

Nurgül Coşkun – 2 çocuk annesi, İngilizce Öğretmeni-

 

Çocuğun Duygusal Dünyası

İsabelle Filliozat, Pegasus Yayıncılık,  288 sayfa

lokumcocuk

4 Yorum

  1. Avatar
    Pelin Aralık 27, 2018

    Bu yazarı daha önce duymamıştım. Çok güzel anlatmışsınız, edinip okumayı düşünüyorum.

    Cevapla
    • Avatar
      lokumcocuk Aralık 28, 2018

      Keyifle okunan bir yazı bence de, teşekkürler 🙂

      Cevapla
  2. Avatar
    ayşe Aralık 31, 2018

    Kesinlikle çok açıklayıcı bir yazı olmuş ki kaleminize sağlık…normalde ebeveyn kitaplarından çok soğumuştum ama böyle yaklaşımlı bir ebeveyn kitabını alıp keyifle okumayı planlıyorum…teşekkürler

    Cevapla

Yorum yapabilirsin

Your email address will not be published. Required fields are marked *