Çözüm Bakanlığı

Yeni yılda okuduğum ikinci kitap, Çözüm Bakanlığı‘nı tanıtım bülteninde görür görmez meraklanmıştım. Hollanda çocuk edebiyatından son yıllarda epey kitap okuduk ve ben bu kültüre aşina olmayı sevdim.

Bir sorununuz varsa ne yaparsınız?
Bir mektup yazmak durumu düzeltir mi?
Peki, mektubu kime yazacaksınız?
Siz bu kısmı düşünürken ben biraz Nina’nın yanına gideyim.

Çözüm Bakanlığı

Hikaye şöyle başlıyor: “Nina daha önce hiçbir şey çalmamıştı, özellikle de babasından.” Ardından Nina’yı bu hırsızlığa iten sebebi -postacı olan babasının çantasında duran mektubun gideceği adresin tuhaflığını- öğreniyoruz: Çözüm Bakanlığı.

Nina ile yola devam edip mektubu okuyup mektubu yazan 9 yaşındaki Rubenle tanışıyoruz. Asıl etkileyici olan ve Nina ile arkadaşı Alfa gibi benim de şaşırdığım nokta ise bu bakanlığın 1953 yılında kapanmadan önce 338 yıl hizmet vermiş olması oldu! Bu bilgileri detaylıca öğrendiğimiz kişi olan Ruben’in komşusu tatlı Bayan Vis’in uzun yıllar bu bakanlıkta çalışmış olması ve evinin her yerinde bakanlığın yıllık raporlama dosyalarının yer alıyor olması ise oldukça heyecan verici.

Kurallar

Çözümlerin Uluslararası Topluluğu’nun “Dünyanın Her Yerindeki Çözüm Bakanlıkları’nın Uyması Gereken Kurallar” başlığına bakınca işin ne kadar ciddi olduğunu da fark ediyorsunuz.

1. Yardım anonim yapılır.
2. Kendi kendinize yardım edemezsiniz.
3. Sorunları kendimiz buluruz.
4. Kimseyi rahatsız etmeyiz.
5. Bakanlık herkese yardımcı olur.

1953 yılından beri kapalı duran bir yerin yeniden canlanması mümkün mü kısmını bilmiyorum. İşin aslı hikayede en az ilgimi çeken yer oldu diyebilirim.

Beni asıl peşinde sürükleyen, birine kendisine söylemeden  yardım etme fikri oldu. Ve bunu yaparken öyle gizli hareket etmeniz gerekiyor ki -sebeplerini yazmak istemedim- her an yakalanabilme ihtimaline karşı tedirgin hissedebiliyorsunuz.

“Çözüm Bakanlığı” dört kitaplık bir serinin ilk kitabı ve yazar bu seriyi tam 8 yılda yazmış. Temelde fikri sevdiğim için açıkçası hikayeyi de sevdim. Ancak bazı yerler fazla tahmin edilebilir ve matematiksel bir kurguyla ilerliyordu. Bu yönlerinde hayal kırıklığı yaşadığımı itiraf edebilirim ancak 9 yaş ve üzeri çocuklar için oldukça sürükleyici bir macera. Akıcı ve duru bir metin olması da okuma kolaylığı sağlıyor.

Serinin devamında neler yaşanacak bilmiyorum ama bu kitapta karakterleri iyi işlemiş bence yazar. Merak ettiğim yerleri not aldım, belki ilerleyen bölümlerde bu sorularıma ben de cevap bulabilirim.

Hikayede ayrıca Michael Ende’nin Momo kitabından da dumanlar pardon esintiler göze çarpıyor. Momo’yu bu kadar çok sevip bloga yaz(a)mamış olmam da üzücü.

Mektup ve Çözüm Üretme Gücü

Hikayenin beni asıl etkileyen iki önemli noktası var. Birincisi mektup detayı. Bir kitabın içerisinde mektup varsa sahiden o kitabı güzelleştiriyor bence. İkincisi de çocuklara çözüm üretebilme gücünü gösterebilmesi. Sadece çocuklara da değil aslında. Bu kitabı okuyan yetişkinler de birine yardım etme ve çözüm üretme konularında yeniden düşüneceklerdir.

Birine yardım etmek istediğimizde en sık yaptığımız şey ona “Neye ihtiyacın var? Bir şeye ihtiyacın olduğunda bana mutlaka söyle.” demek oluyor sanırım. Oysa şöyle bir sahne düşünün, bir eve yeni taşınmışsınız ve evet en doğal haliyle sıcak bir yemeğe ihtiyacınız olacaktır. Bunu bir arkadaşınız kapınıza kim olduğunu söylemeden bıraksa nasıl olur? Şunu düşündüm, neden ille de  bilinir görünür olmak istiyoruz? Bence bu kitapta en dikkat çekici ve iyi fikir dediğim nokta tam burası.

Yardım etmeyi karşı tarafın iyiliği için mi istiyoruz yoksa kendimiz için mi?

Ruben’in Çözüm Bakanlığı’ndan yardım istediği konu ise kitapta yine dikkat çekici (bazı yerleri abartılı bulsam da) şekilde işlenmiş. Sophia isimli kızın Ruben ve diğer çocuklara karşı gösterdiği zorbalık tutumu ve kaba davranışları karşısında gerçekten içimdeki ebeveyn çıkıp, “Biri de bu kızın ailesiyle mi görüşse?” diye bir tını yükseldi.

Yeni yıl kararlarımdan bir tanesi, bu yıl kitap okumaya daha çok vakit ayırmaktı.
Yeni yıl kararlarımdan başka bir tanesi de okuduğum kitabı unutmadan bloga yazabilmekti.
Başka bir yeni yıl kararı ise son günlerde artan göz ağrılarıma karşı beni uyarıp sabahın 2sinde bloga yazı yazmakla uğraşma, sabah mesai seni bekler diyordu.
Yeni yıl kararlarımdan en azından bir tanesine uyabilmiş olmanın ve bunu yaparken saati yine sabah 2 yapmanın gururu ve şaşkınlığını yaşıyorum.

Siz Çözüm Bakanlığı çalışanlarından biri olsaydınız ve bana yukarıda yazdığım karmaşa sebebiyle yardım edecek olsaydınız, nasıl yardım ederdiniz? (Beni göz doktoruna zorla götürmek de seçeneklerden biri, kabul 🙂

9 yaş ve üzeri bu kitaplar da ilginizi çekebilir.

Çözüm Bakanlığı
Yazar: Sanne Rooseboom
Resimleyen: Mark Janssen
Çeviren: Hasan Türksel
Can Çocuk, 2020, 195 sayfa, 9+

lokumcocuk

0 Yorum

Yorum gözükmüyor

Şu anda yorum yok, bu yazı için ilk yorumu sen yapabilirsin!

Yorum yapabilirsin

<