İşte O!

Bundan yaklaşık 2.5 yıl öncesinde (ben yaklaşık 25 haftalık hamileyken) Elif’e bir gün “Ee öö” diye başlayıp sonra “Senin kardeşin olacak!” deyip sırıtmıştık, Elif de 3.5 yaşındaydı. O da “nerede kardeşim, ne zaman gelecek?” demişti. Ay ne romantik bir cümleydi bu. Tüm bu anları ileride izleyip gülsünler diye videoya çekmiştik. Sonrası süreç Kerem doğana kadar belirsizliğini korumaya devam etti. Bir çocuğu kardeş fikrine alıştırmak için neler olabileceğini anlatıp yeni doğmuş bir bebeğin boyutlarına, yapabileceklerine dair bilgilendirmede bulunmuştuk. Ancak hepimiz için bu durum Kerem doğduğunda daha net bir şekilde şekillendi. Elif beklediğimiz o büyük tepkiyi vermedi (daha büyük bir patlama bekliyorduk) ancak bir kardeşi olduğunu kabullenmesi de zaman aldı. Yani “normal” bir süreçten geçtik 🙂 “Bebek uyuyor/ Bak evimizde bebek var” gibi cümleler kuruyordu.

Aradan birkaç ay geçti ve Elif’i kreşten almaya Keremle gittim. Slingdeydi, kafasını oradan bile uzatıp muzipçe etrafa bakıyordu. (hala öyle) Elif bizi görünce ne kadar havalara girdi anlatamam, arkadaşlarına “Bak, o benim kardeşim!” deyişini hiç unutamıyorum. Elif, bir kardeşi olmasından çok, abla olmayı mı sevdi bilmiyorum (öhöm oralara girmeyelim en iyisi) ama geçtiğimiz 2.5 yılda epey yol kat ettik. Bence bir şeyi paylaşmak için kavgaya tutuşacağın birinin her an dibinde olması da oldukça eğlenceli bir durum.Şu an Elif ne yapsa ve söylese Kerem onu kopyalayıp yapıştırıyor, bu birebir taklit durumu da Elif’in çok hoşuna gidiyor. Kerem’e bizim öğretemediğimiz birçok şeyi de Elif öğretiyor. (Bardaktan su içmeyi ablası öğretti mesela)

İşte o!

Beni çok etkileyen kitapları buraya yazmazsam bu cümleler öyle içimde kalıyor ki bir müddet sonra bu cümleler benimle konuşmaya başlıyor. Biraz fazla Enno durumu yaşıyorum, kabul ediyorum. O yüzden de kısacık bile olsa bu kitabı da buraya eklemek istedim. Çünkü bana anımsattıkları beni duygulandırdı. Catherine Leblanc ismiyle bu kitap vesilesiyle tanıştım. Ancak bu tatlı ayı ailesi hikayelerini bir seri gibi düşünecek olursak, minik ayının annesine “Beni Yine De Sever Misin?” diye sorduğu bir ilk kitabı da var. (Sırayla okunmasa da olur elbette) Ve bu serinin bir de şöyle bir kitabı var ve önümüzdeki sonbaharda bu kitabı da Türkçe okuyacağımızı umuyorum.

Abi olarak Martin

Kardeş kitaplarıyla olan ilgim ikinci hamilelik haberini aldığım günlerde başladı diyebilirim. Öncesinde gördüğüm, okuduğum kitaplar ve karakterler pek bir şey ifade etmiyordu. Ancak bu kez ciddi ciddi Elif’e neyi nasıl anlatsak noktası başlamıştı. Okuduğum bazı kitaplarda gerçekten doz bana bile fazla gelmişti ve bir çocuğu kardeşi olmaya hazırlamaktan çok onun içi henüz dolmamış endişelerini daha da arttırabileceğini düşünmüştüm. (O konuya başka bir yazıda ayrıca değineceğim.) Oysa elimdeki pek az kaynak olaya hem gerçekçi hem de umut dolu ve yumuşacık yaklaşıyordu. Martin ile Elif’in tam da o dönemde tanışmalarını gerçekten isterdim bu sebeple.

Martin, sabah uyandığında kardeşi olduğunu büyükannesinden öğreniyor. Hastaneye gittiğinde ve kardeşi eve geldiğinde de şunu fark ediyor; anne ve babası bu yeni bebekle öyle ilgili ki kimse onun ne yaptığı ile eskisi kadar ilgilenmiyor veya buna vakit ayıramıyor. O da onların dikkatini çekecek başka bir yol buluyor ve bunun sonunda kendini kardeşi ile yan yana uzanırken buluyor ve şunu düşünüyor: “çıngırağını bile sallayamıyor!” Hikayenin sonu tahmin edebileceğiniz gibi tatlı bir abi-kardeş ilişkisi ile bitiyor.

Kardeş hikayelerinde konuya nasıl yaklaşıldığı, gerçekçi yaklaşımı, samimi duygulara yer vermesi (kıskanma gibi) ancak bunları yaparken bir denge kurulabilmesi ve bunu çizimlerle de destekleyebilmesi çok önemli. Şu da var, konuya ille de bu noktadan bakması gerekmiyor. Yeri gelecek gerçekten bir Ay’ı bile paylaşamayacak kardeşlere tanık olup çok eğleneceğiz yeri gelecek kardeşimizin gerçekten bir canavar olduğundan bahsedeceğiz ve bu çok komik olacak!
Konuyu Martin’de tutmaya devam edemedim, bu konuda detaylıca yazacağım. Son 3 yıldır piyasadaki birçok kitabı okudum ve kendimce (buna bakış açısı, kişisel yargılar ve çocuğumun yaklaşımı da dahil) notlar aldım. Öncelik verebildiğimde bunu da ayrıca paylaşacağım. O zamana kadar iyi bir örnek bulmuşken ve duygularım da kabarmışken (yanımda taze kahvem de varken) yazmak istedim. Aradığınız kardeş temalı kitaplardan biri olabilir İşte O! Yazarın diğer kitaplarını henüz almadım, aldığımda muhtemelen yine burada alacağım soluğu!

*Yayınevinin diğer kitaplarıyla ilgili yorum yazılarımı okumak  isterseniz buraya bakabilirsiniz.

İşte O!
Yazan: Catherine Leblanc
Resimleyen: Eve Tharlet
Meav Yayıncılık, 2020, 32 sayfa,3+

lokumcocuk

0 Yorum

Yorum gözükmüyor

Şu anda yorum yok, bu yazı için ilk yorumu sen yapabilirsin!

Yorum yapabilirsin

Your email address will not be published. Required fields are marked *