Örümcek Ağı

E.B.White’ın Örümcek Ağı isimli kitabını birkaç ay önce okumaya başladığım Çocuk Edebiyatına Eleştirel Bir Bakış kitabında görmeseydim belki de uzun zaman farkında olmayacaktım. Kitaplarda geçen kitapları mutlaka not alırım ve merak uyandırdıysa da peşine düşerim. Hatta baskısı yoksa, bu benim için yeni bir kapıyı aralar ve kendimce kitabı bulma meydan okuması yaparım.

İş Bankası Kültür Yayınları’nın Modern Dünya Klasikleri dizisinde yer alan Örümcek Ağı kitabında ölmek istemeyen bir domuz ve ona yardım eden Charlotte isimli bir örümcek var. O yüzden kitabın orijinal adı Charlotte’s Web. Ölmek istemeyen bu domuzu daha önce de Fern isimli küçük bir kız kurtarır ve adını Wilbur koyar. Kardeşlerine göre çok daha zayıf doğan bu domuz yavrusu babasına göre hiçbir işe yaramayacaktır, oysa Fern onun bakımını kabul eder ve Wilbur, Fern’in dayısının çiftliğine gidene kadar beraber vakit geçirirler.

Karakterlerden Bazıları

Hikayenin daha çok Fern ile Wilbur arasında geçmesini beklerken bir anda hayatımıza Charlotte karakteri girdi. Hayatımıza diyorum çünkü okurken, tanıdığım diğer Charlotte’lar da etrafıma toplandı ve biz sanki hep beraber girdik bu hikayenin içerisine.

Çiftlikteki hayvanların arasındaki diyaloglara bakınca bazısının dayanışmaya dayalı bazısının da farklı bir pencereden olduğunu not almışım. Kazların konuşma şeklindeki tipik özellikler kadar yaşlı koyunun görmüş geçirmiş halinin günümüzdeki karşılığı da gülümsetti beni. Ve bence olmazsa olmaz bir diğer karakter de fare Templeton’du. Yazarın onu bu kadar beslemek istemesine şaşırdım ama denge kurulabilmesi için tam da orada duran bir karakter için söylenecek fazla söz de yok.

Charlotte’un Ağı

Ama Charlotte hakkında uzun uzun konuşabilirim. (Bu ara konuşmayı da sevmeye başladığımı fark ediyorum.) Veya yolu buraya düşenler için -aslında ileride dönüp bakınca hatırlamak istediğim için- gönlümdeki Charlotte’u anlatabilirim. Bu hikayenin “modern klasik” sayılmasında inanmayacaksınız ama küçük bir örümceğin rolü var. (Okurken aklıma Zizi ve örümceği de geldi bu arada.)

Yaşlı koyunun Wilbur’a kötü haberi vermesinin ve onu yeni yıl zamanı dilim jambon olacağıyla ilgili korkutmasının ardından Wilbur panikler ve “Ölmek istemiyorum.” diye çırpınır. Örümcek Charlotte ise kendinden son derece emin bir şekilde, ölmeyeceğini çünkü onu kurtaracağını söyler. Bunu nasıl yapacağını ise elbette ki bizimle paylaşmaz.

Charlotte’un temsil ettiği karakterin çok yönlülüğü ama en çok da yardımseverliği gönlümde taht kurmasına sebep oldu. Elbette ki şunu da düşündüm, “Bir arkadaşlık için bu kadarı da fazla değil miydi?” diye. Neyse ki Wilbur da bu soruyu soruyor ve -değişken- Charlotte’un cevabıyla ben bir kez daha eriyorum.

“Oysa örümcek ağının kendisi zaten mucize ama, hiç kimse bundan söz etmedi.”

“Hem gerçek bir dost hem de iyi yazar olan birine rastlamak zor iştir.”

Klasikleri Okumak Hakkında

Klasikleri okumak eskiden çok ilginç gelmezdi. Son birkaç yıldır öyle keyif alıyorum ki bu tür okumalar yapmaktan. E.B. White‘ın diğer kitaplarını sipariş vermediğime üzüldüm. Stuart Little‘ın filmini izlemiştim ancak Kuğu’nun Trompeti hakkında hiçbir fikrim yok.

Son dönemde sosyal medyada hep son çıkan ve yayınevlerinin aynı anda gönderdiği kitaplara göz aşinalığımız var ve ben gerçekten farklı kitaplar görmeye, klasiklerden okuma yapıp onlar hakkında fikir alışverişinde bulunmaya ne kadar ihtiyaç duyduğumu daha iyi anladım.

Kitapla İlgili Genel Bilgiler

1952 yılında Amerika’da yayımlanmış bu kitap, 2001 yılında Harper Collins tarafından yeniden yayımlanmış, 2006 yılında da filme çekilmiş. Ben henüz izlemedim ama merak ettim.

1899 doğumlu olan yazar Elwyn Brooks White 1985 yılında vefat edene kadar 17’den fazla kitap yazmış ve 1973 yılında Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi’ne seçilmiş

Kitabın yazıldığı dönemi göz önünde bulundurarak değerlendirdiğimizde, hikayede yer alan çiftlik ve işleyiş daha anlaşılır bir hale bürünüyor. Yoksa bu kısımların beni hikayede cezbettiğini söyleyemem. Ancak karakterler arası denge kurabilmek ve bunu arkadaşlık bağıyla yapmak -hem de minik bir örümcek sayesinde- oldukça etkileyici geldi.

Modern Dünya Klasiklerinden siz hangi kitapları okudunuz, sevdiniz? Bana “mutlaka oku” dediğiniz kitapları yazarsanız çok mutlu olurum.

“Sana yarın sabah söyleyeceğim. Gökte ilk ışık belirince, kırlangıçlar kıpırdayınca, inekler zincirlerini şakırdatınca, horoz ötüp yıldızlar gözden kaybolmaya başlayınca, ilk arabalar yolda fısıldarcasına gitmeye başlayınca, buraya bakınca sana bir şey göstereceğim. Sana şaheserimi göstereceğim.”

Örümcek Ağı
Yazan: E.B.White
Resimleyen: Garth Williams
Çeviren: Mehmet Küçük
YKY, 210 sayfa, 10 yaş ve üzeri

lokumcocuk

1 Yorum

  1. Avatar
    Tuğba Ocak 30, 2021

    Charlotte ♥️ ben Fern e de ayrı hayran kaldım. Konuşacak çok şey var aslında kulüp konuşmasını bekleyim 😉

    Cevapla

Yorum yapabilirsin

<