Tetem, Sözcükler ve Ben

Sürprizi bozmak istemediğim için hangi yazı olduğundan bahsetmeyeceğim ama bir süredir üzerinde incelikle çalıştığım ve içerisinde ilmek ilmek ilerlediğim bir yazı var. Gerçekten sonuna gelmeyi başardım. Ve bugün de niyetim onu tamamlamak ve önümdeki kitapları esaretten kurtarmaktı. Tetem, Sözcükler ve Ben kitabının bugün kapımı çalacağından ve uykudan hemen önce bu kitabı okuyacağımızdan haberim yoktu. O halde ben sadece söylemeyi sevdiğim için marmelat mar-me-lat demeye başlamadan önce Tete’ye geçeyim.

Tetem Sözcükler ve Ben

İlk sözcüğü Tete olan bir çocuk ile tanışıyoruz henüz kitabın başında. Çocuğun adının ne olduğunu söylemeyeceğim çünkü başlangıç için bu pek de önemli değil. Bir çocuğun ilk sözcüğü neden Tete olsun ki bu arada? Bilmiyorum aklınıza gelmiş miydi bu soru. İlk sözcüğü deniz altı kablosu, komando kapsülü ya da kurbağa yumurtası da olabilirdi pekala.

Sözcükleri keşfettiği yer olan Tete’nin odası öyle büyülü bir dünya ki oda küçük ve az eşya ile dolu olmasına rağmen -tüm tetelerin sahip olduğu birkaç cicili bicili kutuyu saymayı unuttum- sözcükler her yerde. Ben de birkaçını yakalamaya çalıştım ama önüme önce marmelat çıktı. Bu yazıya başlarken göz nurum marmelattan daha az bahsedeceğime dair kendime söz vermiştim oysa!

Daktilonun durmadan çıkardığı sese ve bu şamataya biraz mola vermek isteyince gözüme bir köşede duran şekilsiz şemalsiz endişe takıldı. (Bu kitabı çok sevdim ve istediğim gibi yansıtabilecek miyim bu hislerimi okura? )

Tetem, Sözcükler ve Ben

Pembe Pamuk Şekerleri

İyi şeyler düşün diyorum kendi kendime, bulutlar gibi süzülen pembe pamuk şekerleri gelsin gözünün önüne. Tete ve Mete (çocuğun adı da ağzımdan kaçtı, zaten pek sevmemişti onu kapattığım yeri.) bir de ben. Süzülüyoruz gökyüzünde ve yemeklerin öncesi mi sonrası mı ağzımız ya da ellerimiz kirlenir mi diye düşünmeden önce kafamızı daldırıyoruz bulutlara.

Aşağıdan bakan biri bizim altı ayaklı kıvırcık saçlı azıcık tuhaf biri olduğumuzu düşünür belki de “Umarım bugün yağmur yağmaz” der ama kimse bizim orada ne kadar keyifle pamuk şeker yediğimizi bilmez. Yanımıza aldığımız sözcükten bir tutam aşağıya kar gibi savurtabilirim: tebessüm.

“Ve bulduğum her sözcük bende kalabilirdi.
‘Al yanına’ dedi tetem ve sıcak battaniyesini
kemikli omuzlarına çekti. ‘Hepsini al götür.”

Tetem, Sözcükler ve Ben kitabında yer alan sözcüklerin  hangi sıcak battaniye altından çıktığını biliyorum. Bu da bana dostluk gibi gökyüzü gibi pamuk şekeri gibi geliyor.

İyi ki diyorum canım Tete girdin hayatıma ve beni sözcüklerinle dönüştürdün. Bambaşka biri olmaya ihtiyaç duymadım ve cesaret buldum sende. Sana yazdığım mektuplarda önemli bir şey oldum: kendim.

Odanın boşalmasına pek izin verebileceğimi sanmıyorum ama odalar biterse denizde buluşuruz, ister bir kayıkta istersek suyun altında. Sıcak battaniye orada da var, biliyorum.

Çocuklar kitap bittiğinde haykırdı: “Sözcükler arkadaşımızmış bizim!”
İşte o arkadaşlıktayım ben de.
Sözcükler hep bizimle.

***

Yazarın web sitesine de göz atmak isteyebilirsiniz.

Bu kitaplar da ilginizi çekebilir:
Sözlerin Kalp Kırmasın
– Uçarı Kaçarı Sözcükler
– Gizemli Sözcük Açimpa
– Büyük Sözcük Fabrikası
Annemin Kelimeleri

Tetem, Sözcükler ve Ben
Yazan: Nikola Huppertz
Resimleyen: Elsa Klever
(Muhteşem) Çeviren: Sevengül Sönmez
Hippo Kitap, 2021, 32 sayfa

lokumcocuk

Benzer yazılar

Uykucu Aslan
Uyku

Uykucu Aslan

22 Kasım 2018

Ayı Geldi
Yolculuk

Ayı Geldi

10 Kasım 2020

0 Yorum

Yorum gözükmüyor

Şu anda yorum yok, bu yazı için ilk yorumu sen yapabilirsin!

Yorum yapabilirsin

<