Adı Sıfır

Hangisi Diğer Dünya?

“Sakin ol Sıfır. Ben buradayım ve her şey kontrol altında…”

Aslında hiçbir şeyin kontrol altında olmadığını bu sözlerin tekrarından ve tekrarlanan sözün anlamını yitirmesinden anlıyoruz. Karşımızda adı Sıfır olan ve on dört yıldır bir deneyin içinde olduğunu bilmeden sanal gerçeklikle donatılmış, her şeyden ve herkesten yalıtılmış bir yaşam süren bir çocuk var. Yeni bir tür makine-insan. İnsan bilinci ve zekâsına, makine gücü ve kusursuzluğuna sahip. Koşan, düşünen, hata yapan, uyuyan, gülen, acı çeken bir bedenin içine hapsolmuş bir çocuk-asker.

On dördüncü doğum gününde bu yalıtılmış dünyadan, çikolatalı bisküvileri ile ünlü bir pastanenin önünde karda yatarken tesadüf sonucu bulunduğunda hayata işte şimdi başladığını düşünüyoruz. Ona ilk başta karanlık ve korkutucu gelen bu dünyaya alışmasında ve hayata bir şekilde tutunmasında eşlik eden iki kişi var: Stefani ve Luca.

Sıfır’ın yetişkin yüzünde endişe ve kuşkuyu, çocuk yüzünde hayret ve merakı okuyabilen ise anne şefkatine sahip çocuk doktoru Stefani. Bu ürkek çocuğa yardım edebilmek için eşiyle birlikte hayatlarını tehlikeye atmaktan kaçınmamaları ve vakit az olduğunda bile Sıfır’ın alan bırakma ihtiyacına saygı duymaları oldukça dokunaklı. Sarılmanın ne olduğunu hiç bilmeden büyüyen, Seni Seviyorum sözünün en kötü sözlerden biri olduğu bilgisi beynine işlenmiş biri için bu yeni dünya elbette ki ilk başta diğer dünya olarak görünecektir.

Doğaya Fısıldayan Çocuklar ve Parlak Fikir Pastası eserlerinden tanıdığımız çağdaş İtalyan edebiyatının ödüllü yazarlarından Luigi Ballerini, Adı Sıfır kitabı ile 2016 yılında Bancarellino “En İyi Gençlik Kitabı” Ödülünü de kazanmış.

“Bir kere gökyüzünü keşfettin mi, bir tavanla mutlu olamazsın artık, o tavan seni korurken diğeri uçsuz bucaksız olsa da…”

ADI SIFIR

Hikâyeyi hem Sıfır’ın hem de Stefani’nin gözünden eş zamanlı olarak okuyor olmamız, zaman zaman Sıfır’ın iç sesini susturmak istesek bile, hikâyeyi zenginleştiriyor. Bu zenginliğe belki ses-anne Madar’ın da eklenmesi hikâyeye ayrı bir bakış açısı katabilirmiş. Madar’ın içinde bulunduğu AĞ’a karşı duruş sergileyebilme aşamasına tanıklık etmek isterdik doğrusu. Şefkat, gerçek de olsa sanal da olsa pek çok AĞ’ın yolunu bozabiliyor, bunu görmek umut verici.

Adı Sıfır, dronlara ilgi duyan genç yetişkinlerin okuma listelerine ekleyebilecekleri, onlara The Beatles’ın “We all live in a yellow submarine…” dizelerini hatırlatacak bir eser.

İnsan pek çok şeyi özleyebilir.
Bir geyiği, havayı, karı, rüzgârı, çikolatalı bisküviyi.
Varlığını bir kez olsun hissetmiş olması yeterlidir bu özlem için.
Geri dönemez diğer dünyaya.

*Bu yazı Posta Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.

** Solucanlı Ay kitabı da ilginizi çekebilir.

Adı Sıfır
Yazan: Luigi Ballerini
Türkçeleştiren: Tülin Sadıkoğlu
On8 Yayınları, 2021, 12+

 

 

lokumcocuk

0 Yorum

Yorum gözükmüyor

Şu anda yorum yok, bu yazı için ilk yorumu sen yapabilirsin!

Yorum yapabilirsin

<