Aheste Gariplikler Adası

Günün birinde adaya düşecek olursam -ki umarım bu olmaz- Gariplikler Adası‘na düşmek istiyorum. Teknem aheste aheste yanaşabilir sahile, alabora olmaya veya kıyıya vurmaya gerek yok.
Ama bir dakika ben Denizci değilim ki!
Yani içinde deniz geçen bir işim var ama bu denizci olmak anlamına gelmiyor.
Hele ki adım Denizci hiç değil.

Bu durumda adı Denizci olmayan ama denizci gibi davranan henüz Aheste isimli bir teknesi olmasa da teknelere binmeyi çok seven ve çok şükür ki Gariplikler Adası’na düşmemiş biri bu yazıyı yazabilir mi?
Olabilir mi yoksa Olmayabilir mi?

Kafanız mı karıştı?
Bu kitaba sizi hazırlamak için böyle yazdım, meraklanmayın.

Aheste Gariplikler Adası

İyi bir denizci ancak berbat bir balıkçı olan Denizci (sahiden adı bu, ne yapsak ki?) teknesi Aheste ile mavi denizde aheste aheste ilerlerken bir anda teknesi su almaya başlar ve tam o sırada martının biri gelip Denizci’nin kafasına yuva kurar. Yok artık gerçekten!

Hikayemiz Denizci’nin Gariplikler Adası’na düşmesi (tam olarak “düşme” değil ama olsun) ile daha da garip bir hal alıyor çünkü adadakiler gerçekten oldukça garip. Kocaman burunlarını birbirine yaklaştırmadan konuşamıyorlar. Denizci biraz zor da olsa bunun sebebini anlıyor hatta onlara bu konuda yardım da etmeye çalışıyor ancak tam o anda… Nasıl desem? Bir şey olmuş olabilir de olmayabilir de. Kesin bir şey diyemem. (Çok ısrar eden olursa kulağına fısıldarım ama, söz veremem.)

Hikayede anlatıcımız Denizci ve bu hikayeyi günlüğüne yazıyormuş gibi anlatıyor. Bu kısmı sevdim ancak paragrafların çoğu “sevgili günlük” ifadesi ile bitmiş, burayı biraz fazla buldum.

Kitabın başında minik bir harita sonunda ise Martıca sözlüğü var, bu fikre bayıldım.

Kitabın adı konusunda ikilemde kaldım. “Aheste Gariplikler Adası” olarak okuyunca bir sorun yok ancak hikayede “Aheste” Denizcinin teknesinin adı, “Gariplikler Adası” ise maceranın adı gibi duruyor. Yan yana geldiklerinde bu hikayenin adı olarak biraz garip buldum. Yoksa bu kadar gariplik arasında zaten yapılmak istenen de bu muydu? 🙂

Kitabın içerisinde şahane Zeynep Özatalay çizimleri var. Özellikle Denizci’nin şaşkın ifadelerini çok iyi vermiş Sevgili Zeynep.
Yazar Itır Arda‘yı çevirisini yaptığı kitaplardan tanıyor olabilirsiniz ama bence “yazar” kimliği ile de daha çok karşımıza çıkacak. (Umarım)

Kitaptan tadımlık okumak isteyebilirsiniz.

Bu kitaplar da ilginizi çekebilir:
Tüm Sorularının Cevabı Bende 
Zizi Dedektif Öyküleri Yazıyor
Kalamar Pansiyon 

Aheste Gariplikler Adası
Yazan: Itır Arda
Resimleyen: Zeynep Özatalay
Tudem Yayınları, 2019, 96 sayfa, 8+

 

lokumcocuk

0 Yorum

Yorum gözükmüyor

Şu anda yorum yok, bu yazı için ilk yorumu sen yapabilirsin!

Yorum yapabilirsin

<