Ocak 2019 Okumalarım

Ocak ayında işe başlamam ile beraber sabah akşam metroyu kullandığımdan okuma hızım bir anda arttı. Etraf ne kadar kalabalık ve gürültülü de olsa yolculuğumu ayakta da yapıyor olsam hiçbiri benim kitap okumama engel olmuyor. Aksine etrafta dikkatimi dağıtan bir şey olmadığından kesintisiz kitap okuyabiliyorum. Bu, iyi bir şey.
Yeni yıl için bir “meydan okuma” yapmıştım ve bazı kitaplar listelemiştim. Okuduğum kitapları biraz daha “canım ne isterse” kategorisinden seçtim ama yine de her ay 2 veya 3 yetişkin kitabı DA okumuş olmaya dikkat ediyorum. Hiç okumasam eksikliğini hissediyorum, çok okuduğumda da çocuk edebiyatından çalıyorum gibi geliyor.
Senenin ilk kitabı “Soru Kitapçığı” oldu; Zambra gerçekten çok sevdiğim bir yazar. Bu kitabında da farklı bir anlatım şekli var; soru sorarak…
Bana hediye olarak geldiğine en sevindiğim kitap Yamuk Okul Yıkılıyor oldu. Bu seriyi buraya henüz yazamadım ama instagram hesabımı takip edenler hatırlayacaktır, sahaflarda peşinde olduğum bir kitap serisi. İlk kitabı okuyalı uzun zaman olmuştu ve diğerlerine ulaşamıyordum. Yeni yıl hediyesi olarak üçüncü kitabı görünce çok şaşırdım. İkinci kitap da sanırım beni bir yerlerde bekliyordur…
Şubat ayını Buzzati ayı yapacaktım aslında ama Ocakta iki kitabını okuyarak ucundan bir giriş yaptım. Büyülü Öyküler kitabını birkaç ay önce Eskişehirde bir sahaftan almıştım, içindeki öykülerin yarısını önceden Kolombre kitabında okuduğum için ufak çaplı bir hayal kırıklığı yaşamış olsam da yine de güzel öyküler vardı. Ayıların Meşhur Sicilya Baskını ise yazarın tek çocuk kitabı olduğu ve kendisi resimlediği için ayrıca kıymetli.
Bu ay yeni bir yazarla tanıştım: Kate Dicamillo. Türkçeye çevrilmiş kitapları arasından canım Züli öncelikle fili oku dediği için, “Sihirbazın Fili” kitabını okudum. Şu anda da Winn- Dixie Sayesinde kitabını okuyorum. Tüm kitaplarını okuma isteği uyandırmamış olsa da dilini sevdim.

Gündüz çekebilmeyi isterdim 🙂

Güzin’in son kitabı ise bu ayın güzel bombasıydı. Epeydir yayınlanmasını bekliyordum ve Güzin bu anlamda beni şaşırtmadı. Arven ile Kayıp Kapının Anahtarı‘nın peşine düştük hem de Karunka ve Uff ile.
Yeniden okuduğuma çooook memnun olduğum kitap ise KOFİ oldu. Meru ile denize doğru ilerlemek bana yeniden iyi geldi.
Bu ay iki adet biyografi de okudum. Marie Curie‘ninki beni çok daha tatmin etti ancak İdil Biretin biyografisi bu ayın hayal kırıklığı kitabı oldu. Anlatım dilini ve epey kısa olmasını sevmedim.
Kanadalı yazar Cary Fagan‘ın Türkçe’ye çevrilen son kitabı “Aslan Firarda” ise buraya henüz eklememiş olsam da listemde olan kitaplardan.
Bu ayın en yavaş kitabı Tove Jonsson‘ın Yaz Kitabı oldu. Bir ada yaşamını anlattığı için fazla hareket beklemiyordum zaten ve babaanne karakterinin olaylara yaklaşımı beni fethetti.
Daha önce sadece Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun kitabını okuduğum Hatice Meryem‘in son kitabı Yetim kapak görseli ve ismiyle çarpıcı geldiği için çıkar çıkmaz aldığım ve okuduğum bir kitap oldu. Çarpıcıydı, kedilere deney yapılan yerlerde içim biraz kötü oldu.
Bu ayın son kitabı Ejderha Kanadı‘ydı. Çok uzun zamandır kitaplıkta duruyordu, Sema benden isteyince kitabı okuyup ona öyle göndermek için öne aldım. Engelli abisi olan bir kızın (Anne) yaşadıklarını ve duygularını anlatması açısından önemli.
3’ü yetişkin edebiyatından toplamda 15 kitap okuduğum ocak ayının tam listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Şubat ayı için niyetim Meşe Palamudu Kitap Kulübümüz ile Tatar Çölü‘nü yeniden okumak ve bu vesileyle Buzzati okumalarımı çoğaltmak. Farklı sebeplerle yoğunluğum olacağından başka neler okurum bilemiyorum ama aylık olarak okuduklarımı bu yazıdaki gibi toplu halde görmek isterseniz yorum yazın ki ben de bileyim.
Şimdi sıra sizde, 2019’un ilk ayında hangi kitapları okudunuz? Hangilerini sevdiniz / sevmediniz?

lokumcocuk

0 Yorum

Yorum gözükmüyor

Şu anda yorum yok, bu yazı için ilk yorumu sen yapabilirsin!

Yorum yapabilirsin

Your email address will not be published. Required fields are marked *