Kelebek

Bir varmış bir yokmuş uzak uzak diyarların birinde içinde her rengin olduğu bir kelebek uçmayı öğreniyormuş. Bunu yapmak sandığı kadar kolay değilmiş. Hele ki dondurucu soğuk altında! Üşüdükçe rengi de değişmeye başlamış. Kanatlarına bakmaya çalışırken yüzüne doğru üfleyen sıcak hava dalgası, “Bu-ra-ya gel se-ni mi-nik ke-le-bek” diyerek bir şarkı eşliğinde onu bir odaya doğru taşımış.

Bu kelebek özgürlüğüne çok düşkünmüş ve tam “Beni sıcakla kandıramazsın” diyecekken masasında tek başına oturmuş önündeki kitaplara bakan kıvırcık saçlı bir kız görmüş.

Onun neden üzgün olduğunu merak etmiş ve sohbet etmek için önündeki kitapların üzerine konuvermiş. Bir süre sonra pencerenin kapandığını fark etmiş ama şimdi içeride olmak ona daha cazip gelmiş. En çok da Aç Tırtıl hikayesini dinlemekten keyif alıyormuş ve bu aç tırtılın – ki kendisi de oburlukta fena sayılmazmış- bu kadar çok şeyi nasıl yediğini anlamaya çalışıyor ve her defasında çikolatalı pasta bölümünde KIVIR ile bakışıp gülüşüyorlarmış. Yanındaki minik insana bu ismi koymuş. Geceleri kıvırcık saçlarının arasında kıvrılıp uyuyor ve bu saçların arasında kendini güvende hissediyormuş. Kış mevsiminin soğuğunda beraber eğlenmek ne de keyifliymiş…

Kıvır fark etmese de kelebek onunla dışarı çıkıyor ve hatta okulda,derslerde saçlarının arasında ona eşlik ediyormuş. Ancak günlerden bir gün yine dışarıda gezerlerken kelebeğin burnuna harika kokular gelmiş. Kokuları takip edip birbirinden güzel çiçeklerin arasında kaybolunca Kıvır’ı kaybettiğini fark etmemiş. Eve gittiğinde kelebeği göremeyen minik kız öyle üzülmüş ki ağlamaktan hasta olmuş. Derken kış mevsimi bitmiş ve kıpır kıpır dans ettiren ilkbahar gelmiş. Minik kızın onu bulacağından ümidini kesmeyen kelebek üşüdüğünde öyle bir yere saklanmış ki bunu gören herkes çok şaşırmış. Peki, sence saçındaki kıvırcıklar birbirine dolanan bu kocaman gözlü kız, rengarenk kelebeği saklandığı yerde bulabilmiş mi?

Kelebek, küçücük minicik bir balkona koca bir dünyayı sığdıran, geceleri çıkıp yıldızları seyreden, ay kayısı kıvamına gelince dilek tutmayı seven tatlı mı tatlı bir kızın hikayesini anlatıyor bize. Neden yalnız olduğunu bilmesem de karga Roko belki buraya da uğrar diye ona camın önüne biraz yemek bırakmasını önerdim. Sohbet edebileceği bir arkadaş kime iyi gelmez ki?

Kelebek
Yazan: Esra Okutan
Resimleyen: Zeynep Özatalay
Sarıgaga, 2018, 32 sayfa, 3+

 

 

 

lokumcocuk

0 Yorum

Yorum gözükmüyor

Şu anda yorum yok, bu yazı için ilk yorumu sen yapabilirsin!

Yorum yapabilirsin

Your email address will not be published. Required fields are marked *